kendin yap kendin çal

Neler olmuş neler bitmiş diye bakınırken şöyle bir şey buldum:

http://www.adachitomomi.com/n/self-made_instrument.html

İşin güzel tarafı, tamamen kendisi istemiş ve yapmış. Hani canı sıkılmış adamın, oturmuş, müzik aleti ağır gelmiş ve ”kendim neden bir şeyler yapmıyorum” demiş kurcalamış etmiş ve yapmış. Bizim iki haftadır yaptığımız şeyler de ben de ‘biz de istesek yaparız ya’ izlenimi oluşturmaya başladı ( ki yapmaya da başladık zaten). Kendimi hiç o taraklarda bezim yokmuş gibi görürdüm ama bunları okudukça ve araştırdıkça heyecanlanmaya başlıyorum.

Ya bir de vegatable music project nedir öyle ya? Geçen hafta izlediğimiz Paul Granjon vari :). Aslında etrafımızda duran şeylerle canımız sıkıldığında neler çıkabiliyor çok komik. Burada biraz teknolojiyle ilgili düşüncelerim var tabii. Yani bu telefonlara sürekli gün içerisinde bin kere bakmamız bize bir şeyler mi katıyor yoksa tam tersi yaratıcılığımızdan alıp götürüyor mu? Yani biraz da sevmek lazım tabii bir şeyler üretmeyi, ama bunu tüm gün telefona bakarak yapamayız galiba gibi geliyor. Yani bir yandan her şeye ulaşım çok kolay olsa da galiba bir şeylere ulaşmanın kolaylığı tembelliği de beraberin de getiriyor.

Ya da bir enstürmanın giyilebilir olması fikrini bulması. Yani bu da aynı şekilde oturup düşünülmesi gerekiyor. ‘Hadi ben böyle bir şey yapayım’ diye.

Bu arada sonunda da performans falan yapıyor baya, dj performansı :). Ortaya böyle bir işin çıkması pek şeker.

Ben bu işleri pek sevdim, hem fikir hem de uygulama çok güzel. Yani o ‘giyilebilir’ olayında bir şey tasarlayabilirdi, ama belki de o tasarımının tamamen her yerde kablolar olmasından yana tercih etti. Bu da bir seçim tabii 😉

Posted by 7 October 2013 Leave a comment Category: works in progress

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *